Son kullanma tarihi cezası, gıda işletmelerinde en görünür risklerden biridir çünkü tüketici güveni ve halk sağlığı ile doğrudan ilişkilidir. Ancak işletme tarafında sorun çoğu zaman “ürün tarihi görüldü mü?” sorusundan daha büyüktür. Asıl mesele, tarihi yaklaşan ürünlerin nasıl izlendiği, hangi sıklıkla kontrol edildiği ve uygunsuzluk durumunda aksiyonun ne hızla alındığıdır. Bu akış çalışmıyorsa ceza riski artar.
Market operasyonunda ürün hareketi yüksek olduğunda insan hatası kaçınılmaz hale gelir. Depodan rafa geçiş, kampanya değişimi, iade trafiği ve vardiya değişimi aynı gün içinde tekrarlandığı için manuel listeler güncelliğini hızla kaybeder. Bu durum özellikle kısa raf ömürlü ürünlerde risk üretir. Tarihi geçmiş ürün bazen tekil bir ihmal gibi görünse de, kök nedeni çoğu zaman süreç kırığıdır.
Denetim açısından önemli olan, riski fark etmeden önce onu önleyebilecek mekanizmanın varlığıdır. Uyarı eşikleri, düzenli görev ataması ve aksiyon kayıtları yoksa işletme olay bazlı hareket eder. Olay bazlı model kısa vadede sorunu kapatabilir; ama tekrar eden hata oranını düşürmez. Bu nedenle SKT yönetimi, kontrol değil sistem kurma konusu olarak ele alınmalıdır.